top of page

KADIKÖY’ÜN ÇEŞMELERİ VE SULARI

  • 5 saat önce
  • 17 dakikada okunur

SU


1970’lerde evlerdeki şebeke suyu hem içmek hem de kullanmak için tüketiliyordu. Titiz olanlar iyi su çeşmelerinden veya mahalle sakalarından içme suyunu  ayrıca  temin ediyorlardı.


1980’lere kadar boş alanlar vardı. Buralardaki su kaynakları da duruyordu. Dolayısıyla sokaklardaki iyi su çeşmeleri akıyordu. Evlerdeki şebeke suyunda ise kesintiler olmaya başlamıştı. Yavaş yavaş araba sahibi de olan insanlar sokak çeşmelerinden evlerine içme suyu taşımaya başlamışlardı.


1990’larda su sıkıntısı çoğalmaya başladı. Mahalle aralarında kurulan su istasyonlarından insanlar bidonlarına pompayla su dolturtuyordu. Su satın alınıyordu.


1990’ların ikinci yarısı depolardaki suyun hijyenliğinin tartışılır olması dolayısıyla ambalajlı su satışına başlandı. Depolar kaldırılmıştı.  Küçük ambalajlar ile 5kg ve 19kg lık pilastik bidonlarda ağızları kapalı olarak su satışı başladı. Bu durum halen devam etmekte. Ancak ben son zamanlarda satılan sularda ilk zamanlardaki tadı bulamıyorum.


DOĞADA SU


Doğada  su… Hepsi aslında yağmur sularıdır.


-Kaplıca suları… Yağmur sularının mağmaya kadar inip orada kaynayrak buhar halinde yukarı çkmasından oluşuyorlar. Yeryüzüne buharıyla kaynar su halinde çıkıyor.


-Artezyen kaynakları… İki tarafı yüksekte, ortası çukurda kalan araazilerde su geçirmeyen iki katman arasındaki boşlukta depolanmış doğal sulardır. Çukurda kalan ortasından delindiğinde iki yandaki yüksek uçların hizasına çıkmaya çalışarak fışkırır.


- Ayazma Suları adıyla bilinen sular… Su kaynağı üzerine kilise  veya bir yapı yapıp o suyun şifalı kutsal su olduğunu kabul etmek şeklidir.


-Pınarlar… Yağmur sularının yer altında su geçirmeyen iki katman arasında birikmesi. Sonrada düşük kotlu bir yerden yeryüzüne çıkması.


-Gözeler… Kayalık zeminlerde kaya içlerindeki irili ufaklı boşluklardır veya mağaralardır Bunların bir tarafından boru sokulduğunda su akıtılır. Boş arazilerdeki Çoban Çeşmeleri en iyi ve en basit örnektir. Gözenin bulunduğu kayalıktaki mineraller suya geçer. Bu sebepten her kaynak suyunun lezzeti ve şifası farklıdır.


KAYIŞDAĞI SUYU


Kayışdağı memba suyu, İstanbul'un Anadolu yakasında, Ataşehir ilçesi sınırlarında yer alan Kayışdağı Tepesi'nden doğan, tarihi ve doğal özellikleri ile bilinen en kaliteli kaynak sularından biridir.


Suyun kaynağı, Kayışdağı'nın yüksek kesimlerindeki ormanlık alanda bulunan doğal gözedir. Bu su, çeşmelere bağlanmadan önce Kayışpınarı olarak bilinirmiş. Belliki daha sonra çeşmelere bağlanınca Kayışdağı Suyu adını almış.

 

Kayışdağının dışındaki belli başlı kaynaklar Sazlıdere, Üçpınarlar, Emin Paşa Tepesi (Seyid Ahmet Deresi)dir.


Ayrıca Kayışdağının üst tarafından Kayışdağı Suyu, alt tarafından Başıbüyük Suyu çıkar. Daha ileride Aydos ormanlarından başta Yakacık Suyu olmak üzere çeşitli iyi sular çıkar.


ÇOBAN ÇEŞMESİ


Çobanların sığır, koyun sürülerini getirip suladıkları çeşmelerdir. Büyük bir yalakları olur ve su devamlı akar.


KAYIŞDAĞI MENBA SUYU

Kayışdağı su tesisinin duvarının önündeki ilk çeşmedir.


İÇERENKÖY MEZARLIK DUVARINDAKİ ÇEŞME


İçerenköy Mezarlığı Tarihi Kayışdağı Suyu Çeşmesi Bostancı’dan İçerenköy’e girerken, yol ağzında, İçerenköy Mezarlığı’nın duvarına bitişik suyu halen akan bir çeşmedir. Yapım yılı bilinmiyor ama 100 yıllık olduğu söyleniyor.


Çeşmenin ortasında bir çiçek rozeti bulunan yuvarlak bir kemeri, mermerden yapılmış sade bir ayna taşı bulunur


Teknesi dikdörtgen şeklindedir ve Kayışdağı’ndan gelen suyu halen akmaktadır.


Çeşme, 1932 yılında İzzet Erensoy, 1965 yılında Mühübe Karaağaç, 2001 yılında ise İ.B.B tarafından restore edilmiştir.


MEZARLIK DUVARINDAKİ 2. ÇEŞME


İçerenköy Mezarlığı duvarında bulunan bitkisel bezemeli çeşmenin adı Mahmud Bey Çeşmesidir. Sağındaki kitabesinden (H.1341) 1922 yılında, (Kurtuluş Savaşı esnasında) komutan olan Kodayoğlu Mahmud Bey tarafından yaptırıldığı anlaşılmakta. “Büyük Karargah-ı Umumi kumandanı süvari ka’im-makamı (yarbay) Kodayoğlu Mahmud Beg çeşme ve caddesi”. Ancak caddenin bugünkü adı Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan Caddesidir.


Bitkisel motiflerle süslü olan çeşmenin üst kısmında birçok çeşmede gördüğümüz, Enbiya Suresi’nin 30. ayetinden celi sülüs yazısıyla “Ve mine’l-mai külle şey’in hayy – Ve herşeyi sudan canlı kılıp hayat verdik” yazmaktadır.


İÇERENKÖY ÇEŞME PARKI ÇEŞMESİ


Park içerisindedir.


1  

ALTIYOL KAYIŞDAĞI SUYU


Çeşmelerde 'H' veya 'M' harfleri dikkat çeker. 'H' harfi yapılış tarihinin 'Hicri' olduğunu, 'M' harfi ise 'Miladi' olduğunu belli eder. Bu çeşmede 'M' harfi olduğuna göre 'Miladi' 1930 yılında yapıldığı anlaşılmalıdır. Çeşmenin suyu Kadıköy’deki içme suyu kaynaklarından biri olan Kayışdağı’ndaki kaynaktan getirilmiş. Altıyoldaki Dilhayat Sokakla Kırtasiyeci Sokak köşesindedir.


YELDEĞİRMENİ’NDEKİ KAYIŞDAĞI SUYU

 

1927 yılında Gazi Mustafa Kemal Paşa İlkokulu’nda eğitime başlanılmasından sonra duvarının önüne bir çeşme konulmuştur. Çeşme, Karakolhane Caddesi tarafında Halid Ağa Caddesiyle Misak-ı Milli Caddesi’nin kesiştiği noktadadır. Bu nokta Gazi Mustafa Kemal Paşa İlkokulu’nun bahçesinin en sivri ucudur.  

 

Çeşme 1930 yılında yapılmış, suyu Kayışdağındaki kaynaktan getirilmiş..O zamanlarda içme suları çeşmelere toprak künklerle ulaştırılırmış. İlk defa bu iki Kayışdağı Çeşmesine su demir borularla getirilmiş. Daha önce toprak künklerden gelen suyun doğal tadına alışmış olan insanlar, bu çeşmelerin suyunu uzun süre içememişler. Halk çeşmelerden akan suda devamlı demir kokusunu hissetmiş. Ancak bir müddet sonra suyun yeni tadına alışan semt halkı bu çeşmelerin suyunu içmeye başlamış.

Bugün çeşmenin orijinal mermer yapısı yoktur. Onun yerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1986 yılında yaptırdığı yeni görüntülü çeşme bulunmaktadır.

 

Artık çeşmenin suyu akmamaktadır.

 

ACIBADEM KAYIŞDAĞI SUYU


Pomak Sokaktadır. Suyu akmıyor.

 

4   

HASANPAŞA KAYIŞDAĞI SUYU

 

Hasanpaşa Cami duvarına yapışık. 1930 yapımı. Suyu akmıyor.

 

5  

KUYUBAŞI KAYIŞDAĞI SUYU

 

Feneryolu Mahallesi, Kuyubaşı Semti'nde Fahrettin Kerim Gökay Caddesi (Minibüs Caddesi) üzerinde, Kuyubaşı Parkı'nın içerisinde bulunmaktadır. İstanbul'un bir çok semtinde çeşmeler ve sebiller yaptıran, hayırsever Behice Yazgan tarafından (d.1886- v. 1972)  TBMM'nin ilk üyelerinden, İstiklal Savaşı  Kuvay-ı milliyecileri'nden olan eşi Nuh Naci Yazgan'ın (1885- 1947) hatırasına 1967 yılında yaptırılmıştır.  2010'lu yılların başına dek çeşmenin suyu akmaktaydı.  Artık suyu akmamaktadır.

 

6  

GÖZTEPE KAYIŞDAĞI SUYU


Göztepe’de Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi’nin Fahrettin Kerim Gökay Caddesi (minibüs caddesi) ile kavuştuğu köşenin hemen yakınında 1926 yılında monte edilmiştir. Dönemin Osmanlı Tarzı çeşme mimarisinin aksine batı üslubunda demir döküm olarak yapılmıştır. Suyu akmaktadır.  


7  

SAHRAYI CEDİD KAYIŞDAĞI ÇEŞMESİ

 

Sahrayıcedit Camii’nin önünde görkemli ve ince bir mimariye sahipti. 19.yüzyıl sonu 20.yüzyıl başlarında yapılmış. Suyu akmaktadır.

 

8    

TÜCCARBAŞI BÖCEKLİ CAMİİ KAYIŞDAĞI SUYU


Sahrayıcedit Mahallesi, Tüccarbaşı Semti'nde, Böcekli (Tüccarbaşı) Camii'nin çapraz karşısında yer almaktadır. Göztepe ve Kozyatağı'ndaki çeşmeler gibi demir dökümdür. 1926 yılında monte edilmiş, 2007 yılında İSKİ tarafından onarılmıştır. Suyu akmaktadır.


9                                                

19 MAYIS MAHALLESİ KAYIŞDAĞI SUYU


19 Mayıs Mahallesi'nde, Tüccarbaşı, Kozyatağı Semtleri arasında Sultan Sokak üzerinde yer alır. Kadıköy Rehberlik ve Araştırma Merkezi'nin önündeki sevimli parkın içerisindedir. Suyu akmaktadır.


10    

KOZYATAĞI KAYIŞDAĞI SUYU


Kozyatağı, Bayar Caddesi üzerindeki çeşme: Kozyatağı Semti'nde, Bayar Caddesi üzerinde, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin üst kapısının karşısında yer alır. Bir kaç basamak merdivenle inilir. Suyu almaktadır.


11    

KOZYATAĞI ŞAKACI SOKAK KAYIŞDAĞI SUYU


Kozyatağı’nda, Şakacı Sokak üzerindedir. Çeşme demir dökümdür. Suyu akmaktadır.


12       

FİKİRTEPE 5.MURAD KAYIŞDAĞI ÇEŞMESİ


5. Murad Av Köşkünün bahçesidir.


İETT Deposunun yakınındaki bahçe kapısının taştan örülmüş çerçevesi günümüze gelebilmiştir. 1998 yılında, İBB tarafından kaybolan ahşap kapı kanatlarının yerine duvar örülmüş ve burası çeşme haline getirilmiştir. Eski Hasanpaşalılardan dinlediğime göre, 1950 li yıllara kadar bu bahçe kapısının arka taraflarında güreş müsabakaları yapılırmış. İETT deposunun bulunduğu yere de burada bulunan ulu çınarlardan dolayı Çınar Altı denilirmiş. Çınarların altında bir kır kahvesi bulunur, alanda da orta oyunu, cambaz gösterileri yapılırmış. Ancak çeşme başına 4.Murad Çeşmesi yazılmış. Bence 5.Murad olması gerekmektedir


13   

MEHMED SABİT-ADNİYE ABİDE AYAS KAYIŞDAĞI ÇEŞMESİ


Göztepe Mahallesi sınırları içerisinde, Erenköy Kız Lisesi’nin ilk binasının duvarındadır.

1935 Yılının ocak ayında, Erenköy Kız Lisesi’nde felsefe öğretmeni olan Abdüllatif Nevzat Ayas (1889- 1966) tarafından yaptırılmış. Ayas, minibüs caddesi altından geçen Kayışdağı Membaa Suyu Hattı’na ayrı bir kol bağlatıp Erenköy Kız Lisesi’nin karşısında yaptırdığı bu çeşmeye bağlatmıştır. Çeşmeyi vefat etmiş olan anne ve babası Adniye Abide ve Mehmed Sabit Ayas’ın ruhlarını şad etmek için inşa ettirmiştir.


Cumhuriyet sonrası döneme ait küçük bir duvar çeşmesidir. Kitabesinin üst kısmında ‘’Su hayat kaynağıdır. Suyu seviniz.’’ Yazar.


Çoğu kimsenin farkında bile olmadığı unutulmuş bir çeşmedir ve suyu akmamaktadır.


14       

SARAÇLAR ÇEŞMESİ

 

Karacaahmet Mezarlığı ile ilgili araştırma yaparken Mezarlığın 14 mevkiinden birinin Saraçlar Çeşmesi Mevkii olduğunu tespit etmiştim. Tarihi Mezarlık Kızıltoprak’a kadar devam edermiş. Saraçlar Çeşmesi bölümü, İbrahimağa Camii çevresindeki alanmış.

 

1776 yılında Saraçlar Kâtibi Abdullah Efendi burada namazgâhlı bir çeşme yaptırmış. Çeşme ve çevre Saraçlar adıyla anılmış.                   

 

Taş ve tuğladan yapılan çeşmenin ayna taşında hem musluk hem de kitabe bulunmaktadır. Ayna taşının arkası çeşmenin haznesidir. Haznenin üzerindeki set namazgâh olarak kullanılmıştır. Çeşmenin altındaki yalağın her iki yanında hayvanların su içmesi için geniş yalaklar varmış. Yakındaki pınarlardan gelen su devamlı akmaktaymış.

 

Kitabesinin sözleri Şekercizade Seyyid Feyzullah Sermed’e aittir.

 

Habbeza nüzhet-feza-yı kıt’a-i huld-i berin

Kim nazir olmaz ana sahn-ı feza-yı gülistan

 

Sahibü’l hayr itdi icra iki ma-i müstefad

Nuş eden bir kâsesin bulur hayat-ı cavidan

 

İstirahat itmeğe bi-tab olan züvvar içün

Doğrusu muhtac idi bir böyle tarha bu mekân

 

İsteyen alsun vuzü’ kılsun namaz itsün du’a

Eylesin tahsil-i gufran-ı Hüda-yı müste’an

 

Sermeda tarihin işrab et ataş-ı ümmete

Suffa-i nadide “aynan fiha tecriyan”

1190 (1776)

                                           

Sonraki yıllarda namazgahın bulunduğu set üzerinde bir kır kahvesi yapılmış.. Üsküdarlı ressam Hoca Ali Rıza çeşmenin tablosunu yapmış. Tarihçi Süheyl Ünver bu tablodan bahsetmekte ve kendisinin de çeşmenin başındaki kahvehanede 1915-1920 yıllarında Tıp Fakültesine giderken ders çalıştığını ifade etmektedir. Ayrıca yine o yıllarda Çeşmenin yalağından taşan sulardan meydana gelen doğal havuzda kazların ördeklerin yüzdüğü yazılmaktadır. Saraçlar Çeşmesi yakınında yaşamış olan yazar Hicran Göze, Kadıköylü Yıllarım adlı kitabında buradaki anılarından bahsetmiştir.


1956 yılında yapılan yol çalışmaları sırasında çeşme ve kır kahvesi tamamen molozların altında kalmış, yok olmuştur.       

                                                  

İbrahimağa’dan Karacaahmet Türbesine doğru giden, Osmanlının Sürre Alayının kullandığı Tören Yolu da bu çeşmeden dolayı Saraçlar Caddesi olarak anılmıştır. Günümüzdeki adıyla Dr Eyüp Aksoy Caddesidir


Saraçlar Çeşmesi Kadıköy’ün yok olan tarihi değerlerinden biridir.


Menbaı biraz  yukarısındaymış.


15    31-34

İBRAHİMAĞA ÇEŞMESİ


İbrahim Ağa tarafından 17. yüzyılda yaptırılmış olup o dönemde, Haydarpaşa Çayırı'nın kenarında, İbrahimağa Deresi'nin yanındaki cami ve hazireden oluşan bir külliyenin parçasıydı.


Koşuyolu Caddesi üzerinde, İbahim Ağa Camii önünde konumlanan bir duvar çeşmesidir. Ön cephesinde basık sivri kemerli bir niş yer alır ve bu kemerinkilit taşının yukarısında rozet motifli bir kabartma bulunur. Bağdat Yolu üzerinde bir menzil çeşmesidir. Kitabesi tahrip olmuş


Kethüda’dan sonra Kadıköy’ün en eski camileri sırasıyla Cafer Ağa, İbrahim Ağa ve Osman Ağa camileridir. Kardeş oldukları yazılan bu üç kişi de sarayda babusaade ağalığı yapmışlardı. Cafer Ağa Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566), İbrahim Ağa 3. Murad (1574-1595), Osman Ağa 1. Ahmed (1603-1617) zamanlarında babusaade ağası olmuşlar. İstanbul Ansiklopedisinde okuduğum bir konu içinde diğer kardeşlerinin Kızlar Ağası Gazanfer Ağa olduğu bilgisine rastlamıştım. Bilindiği gibi Gazanfer Ağa da 1600 yılında Ayrılık Çeşmesini yaptırmıştır. Aynı zamanlarda yaşadıklarından kardeşliklerinin doğru olduğu belli oluyor.


16      

İBRAHİMAĞA CAMİ DUVARI FATİMA HANIM ÇEŞMESİ


2001 yılında Hacı Halil Türkkan annesi için yaptırmış

 

17      36-41

AYRILIK ÇEŞMESİ


Suyu akmıyor.


Bu çeşme sadece Yeldeğirmeni için değil Kadıköy için de çok önemli bir tarihi eserdir. Zira Yeldeğirmeni’nin günümüzdeki en eski tarihi değeridir.


Ayrılık Çeşmesi 1600’lü yılların başında Kızlarağası GazanferAğa tarafından yaptırılmıştır.

3 yalaklı ve yanında geniş bir namazgâhı olan bir çeşmedir. Hem Osmanlı ordusunun sefere çıkmak, hem de Hacı kafilelerinin Kâbe’ye gitmek üzere yola çıktıkları nokta olan bu çeşme,1638 yılında IV. Murad’ın Bağdat seferine gidişinden itibaren Ayrılık Çeşmesi adını almıştır. IV.Murad’ın takip ettiği yola da Bağdat Yolu denmiştir ki burası da şimdiki Bağdat Caddesidir.


Osmanlının süvari birlikleri şimdiki Acıbadem’e kadar uzanan Haydarpaşa Çayırı’nda, piyade birlikleri ise şimdiki Halit Ağa Caddesi ve civarı olan Talimhane diye bilinen düzlükte talim yaparlarmış.


Sefere çıkılacağı zaman Padişah, Ayrılık Çeşmesi’nde beklenirmiş. Padişah Topkapı Sarayı’ndan Üsküdar’a geçer ve Menzilhane-Karacaahmet-Ayrılık Çeşmesi istikametini takip ederek bu çeşmenin bulunduğu yere gelirmiş. Burada kendisini bekleyen ordunun başına geçerek sefere çıkarmış. İşte bu istikamete ‘Osmanlının Tören Yolu’ denirmiş. Karacaahmet Mezarlığı’nın arasından gelen bu yolun kenarlarında sarayın üst düzey kişileri gömülü idi. Bu yol bugün de aynen yerindedir ve korunmalıdır.


Hacı kafileleri ise bu çeşmenin yanında yine Tören Yolu’nu takiben gelecek olan Süre Alayı’nı beklerler ve birlikte yola çıkarlardı. Sürre Alayı Osmanlı’nın Kâbe’ye hediyeler götüren askeri birliğinin adı idi. Sürre Alayı’nın programını ve organizasyonunu ise 1612 yılında Kadıköy’de kendi adına camii yaptıran I.Sultan Ahmet’in Babussaadeağası Osman Ağa yapardı.

                                                

Ayrılık Çeşmesi 1741 yılında Kızlarağası Ahmet Ağa, 1921 yılında ise V.Mehmet’in torunu Dürriye Sultan tarafından onarıldı. Bu onarımlar sonrasında çeşme üzerine aşağıdaki kitabeler yazıldı.


1741 yılında yazılan kitabe,

‘Geldi bir hayır ehli tarihin, dedi

Pak ihya eyledi Ahmet Ağa 1154’

1921 yılında yazılan kitabe,

‘Dürriye Sultanın ruh içün El Fatiha 1340’   şeklindedir.


Çeşme 1940 yılında toprağa gömülmüş, 1980 yılında ise Kadıköy Belediyesi tarafından yol kotuna çıkarılmıştır.

 

18      

GOGO ORHAN HAYRAT ÇEŞMESİ


Ayılıkçeşmesi Sokakta Gogo lakaplı Orhan Ağbinin evinin tesisatına bağlı bir musluktur. Artık YOK.


19         

HALİTAĞA ÇEŞMESİ (HAYDARPAŞA)


Bugüne kadar bilinen Halid Ağa Çeşmesi, Yeldeğirmeni’ndeki Halid Ağa Caddesinin ucunda bulunan çeşmedir. Ancak kitaplarda Halid Ağa’nın bir çeşme daha yaptırdığı yazar. Bu çeşme için ‘Haydarpaşa’da bir yerde’ şeklinde tarif yapılır.

 

Prof. Semavi Eyice bana, bu çeşmenin Tıbbiye Caddesindeki Toplum Sağlık Müdürlüğünün bahçe duvarında bulunduğunu, esas kısmının toprağa gömülü olduğunu söylemişti.

 

Alt taraftaki demiryolu köprüsünün 2020 yılında yıkılıp yenisinin yapıldığını duyunca çeşmenin ortaya çıkması haberini beklemeye başlamıştım. Nitekim bahçe duvarının önü kazılınca çeşme ortaya çıktı.

 

Halid Ağa 1791 yılında 3. Selim’in Darüssaade Ağası olmuş, siyahî bir kişidir. 1798 yılında ölmüş, Eyüp’te Mihrişah Valide Sultan Türbesine gömülmüştür.

 

1794 yılında Haydarpaşa’da, bugünkü Toplum Sağlık Müdürlüğü duvarına denk gelen yerde bir çeşme daha yaptırmıştır. Çeşmenin suyu Seyit Ahmet Deresi civarından çıkan su ile sağlanıyormuş. Çeşmenin kitabesi ve şekli tam bilinmemektedir. Kaynaklarda, etrafı demir parmaklıklı büyük bir namazgâhı olduğu da yazmaktadır.

 

Çeşitli sebeplerden su yolları bozulmuş. Kaynağın yolu değiştirilmiş, künkleri Seyit Ahmet deresi yanındaki Tekkenin çeşmesine bağlanmış. Tekke çeşmesinin suyu ise yakındaki Emin Paşa Tepesinden getirilmiş.

 

1839 yılında harap olduğu görülen Çeşme, Sultan Abdülmecid tarafından yeniden yaptırılmış.

 

1914 yılında çeşmenin arkasına Darüleytam Hastanesi yapılmış. Çeşme ile Hastane arasında namazgâhın bulunduğu belli olmaktadır.

 

1947 yılında Yeldeğirmeni sahil yolu yapılmış, demiryolu üzerine köprü inşa edilmiş, sahil yolu Tıbbiye Caddesine bağlanmıştı.

 

28 Mayıs 1927 tarihli 1057 sayılı, ‘Türkiye Cumhuriyeti Dâhilinde Bulunan Bilimum Mebani-i Resmiye ve Milliye Üzerindeki Tuğra ve Medhiyelerin Kaldırılması Hakkında Kanun’ (2013 Yılında kaldırıldı) Kamu Binaları cephesindeki tuğra ve kitabelerin kaldırılmasını, müzelere konmasını öngörüyordu. Dayalı olduğu hastanenin bahçe duvarı dolayısıyla, Çeşmenin Kitabesinin o binaya ait olduğu düşünülmüş ve kırılarak sökülmüş.

 

Kitabede:

‘…Han Selim-i salisin Darüssaade Ağası

Halid Ağa nam derya-mekremet bir pak- zat

Yaptırıp bu çeşmeyi sonra harab olmuş idi 

Görüp ol şah-ı cihan ihyaya kıldı iltifat…’

 

Tercüme edersek:

‘..3. Selim Hanın Darüssaade Ağası

Halid Ağa namında bilgili-cömert temiz-kişinin

Yaptırdığı bu çeşme sonra perişan olmuş idi

Bunu gören Dünya Padişahı (Abdülmecid) ilgi gösterdi yeniden canlandırdı…’

 

Bu arada çeşmenin toprağa gömüldüğü, sadece kitabe bölümünün toprak üstünde kaldığı görülmektedir.

 

Mermerden yapılan Çeşmeye Sultan Abdülmecid Çeşmesi de denmiştir. 3 yalaklı olup, ön ve arka cephesinde işlemeler bulunmaktadır. Yan tarafında yazıya benzer şeyler görülmektedir. Arkasında ise deposu vardır.

 

Kaybolmuş tarihi eserlerden biri daha ortaya çıkmıştır. Bu çeşmeyi bana defalarca anlatan Prof. Semavi Eyice’yi saygıyla ve rahmetle anıyorum.


20       52-53

HALİD AĞA ÇEŞMESİ (YELDEĞİRMENİ)


Halid Ağa 1791 yılında III.Selim’in Darüssaade Ağası olmuştur. Siyahî bir haremağası olan Halid Ağa 1794 yılında bu çeşmeyi yaptırmış ve 1798 yılında ölmüştür.

 

Bugün Altıyol’dan Kadıköy’e inen Söğütlüçeşme Caddesi’nin sağ tarafında Halid Ağa Caddesi'nin köşesinde üçgen şeklindeki imar adasında Osmanlı’nın İtfaiye Kumandanlığı bulunmaktaydı. Ön cephesinde Osmanlı arması bulunan bu binadaki İtfaiye Kumandanlığı 1900 lü yıllarda dahi Nizamiye Birliği’ne bağlı bir askeri birlik olarak görülmektedir. Çift merdivenle çıkılan bu binada o yıllarda ‘tulumbacılar’ olarak bilinen itfaiyeciler bulunmaktaydı. İtfaiye erleri (tulumbacılar) karşı sıradaki evlerin ikinci katında yatarlar, üzerinde yangın tulumbaları olan arabalar ise alt katta bulundurulurdu.

 

Bu binanın ön cephesinde yani Söğütlüçeşme Caddesi tarafında giriş merdivenleri yanında Halid Ağa Çeşmesi bulunmaktaydı. Halid Ağa Çeşmesi üç yalaklı ve hazneli (depolu) bir çeşmedir.

 

Çeşme 1838 yılında II.Mahmut zamanında onarılmıştır. Ancak daha sonra 1868 yılında Sultan Aziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından ikinci defa onarılmıştır. Gerek ilk yapılışında gerekse onarımları sonrası üzerine kitabeler yazılmıştır.

 

Ortadaki kitabe 1794 yılında ilk yapılışında yazılmıştır:

Misal-i Kevser aktı arife tarih-i Hamemdan‘Bu ziba çeşmeden iç zemzemi olsun hayat-ı efza 1794’

Sağdaki ikinci kitabe ilk onarımdan sonra yazılmıştır:

Çün abu Kevser aktı ‘bir’ tarih ziver hamedanBu çeşmenin kıldı suyun cudi şehinşah-i zaman 1838

Soldaki üçüncü kitabe ise ikinci onarımdan sonra yazılmıştır:

Gerek ‘bir’ taş neler tarihin agâh cüsten etsin.

‘Suyun buldu bu çeşme himmet ile mehd-i ulyanın 1868’ 

 

Daha sonra İtfaiye Teşkilatı motorize olduğunda bu bina İnzibat Karakolu olarak kullanılmaya başlandı. Cumhuriyet devrinde ise Söğütlüçeşme Caddesi genişletildi, Karakol Binası yıkıldı, yerine portikli (direkli) Emniyet Sandığı binası yapıldı. Halid Ağa Çeşmesi ise Söğütlüçeşme Caddesi’nden kaldırılarak Halid Ağa Caddesi içine, bu üçgen şeklindeki imar adasının arka köşesine taşındı.

 

Suyu K.Çamlıca tarafındaki ÜÇPINARLARDAN getirilmiştir.                                   

                    

21       

LADİKLİ AHMED AĞA ÇEŞMESİ


Bu çeşme III.Selim’in Çuhadarağası Ladikli Ahmet Ağa tarafından 1793 yılında yaptırılmıştır. Çuhadar Ahmed Ağa Çeşmesi de denir.


Lâdikli Ahmet Ağa Enderun’da yetişmiş bir saray ileri gelenidir. Çeşmeyi yaptırdıktan 3 yıl sonra 1796 yılında ölmüştür ve Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı’na defnedilmiştir.


Lâdikli Ahmet Ağa Çeşmesi üzerindeki kitabede ‘servi’ kelimesi geçtiği için ‘Servili Çeşme’ olarak ta anılmaktadır. Etrafında namazgâhı olan bir çeşmedir. Ancak günümüzde bu namazgâh alanının büyük bir kısmı önde genişletilen yola gitmiş ve ortadan kaybolmuştur. 

                               

Çeşmenin namazgâhının üst köşesinde bugün sadece kovuğu kalmış tarihi ağacın varlığı 1800 lü yıllarda da bilinmektedir.

  

Lâdikli Ahmet Ağa Çeşmesinin kitabesinde şunlar yazmaktadır.

‘Geldi ‘bir’ mısra ile pertev cevherin tarih-i sal

Servili bu çeşmenin havzı bu derya guyiya’ 1793

                                                                    

Çeşme Kadıköy ve Havalisi Camii Yaptırma ve Onarım Derneği tarafından 715/93 tarihli karara göre 1996 yılında yanlş restore edilmiştir.


2017 yılında Kadıköy Belediyesi aslına uygun restore etti.

 

23        

BOSTANCI 2. MAHMUD ÇEŞMESİ


II. Mahmud tarafından 1831 ya da 1832 yılında yaptırıldı.  Bu sebepten kitabenin üzerinde Padişah Tuğrası vardır. 1982 yılında bölgede yapılan düzenlemeler sırasında yeri değiştirilerek günümüzdeki konumuna taşındı. 2007 yılında Kadıköy Belediyesi tarafından bir restorasyon çalışması gerçekleştirildi. 


Çeşme, Bostancıbaşı Köprüsü'nün hemen yanı başında, Bostancıbaşı Derbendi'nin (karakol) bulunduğu noktada inşa edilmiştir. Burası Osmanlı döneminde İstanbul'un doğu sınırı sayılıyordu ve Anadolu'dan gelen yolcular ile kervanlar bu noktada kontrol ediliyordu. Çeşme, bu menzil noktasında kervanların su ihtiyacını karşılamak, hayvanları sulamak ve namazgahında namaz kılmak için abdest almak amacıyla yapılmıştır.


Kitâbesindeki beyitte çeşmenin Bostancı Derbend Köprüsü için özel olarak yaptırıldığı belirtilmektedir. Kitâbeyi Şair Rif'at Efendi kaleme almıştır.


Namazgahlı bir menzil çeşmesidir. Daha önceleri üç teknesi bulunurken günümüze tek teknesi ulaşmıştır.


24         66

HEKİMOĞLU ALİ PAŞA ÇEŞMESİ


Ali Paşa Çeşmesi 1732 ya da 1733 yılında yaptırılmıştır. Hekimoğlu Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır.


Tescillidir. Kadıköy’de 2. Sadrazam Çeşmesidir. Suyunun kaynağı Merdivenköy’ün karşısındaki Sazlıdere’dedir.


25      

SÜRMELİ ALİ PAŞA ÇEŞMESİ


Sürmeli Ali Paşa Çeşmesi, Sadrazam Sürmeli Ali Paşa tarafından 1693 ya da 1694 yılında yaptırıldı. 2007'de, Kadıköy Belediyesi tarafından restore edildi.


Çarşı içinde Aya Eufemia Rum Ortodoks Kilisesi duvarındadır.

Suyun kaynağı Üçpınarlardır.


26       

MISIRLI OSMAN AĞA ÇEŞMESİ


Söğütlüçeşme Caddesi üzerinde Osman Ağa Camii’nin karşısındadır. 1621 yılında yapılmış.

Kitabesi:

Mısırlı Osman Ağa hayra mail                           Hayra eğilimli, Mısırlı Osman Ağa

Çü yaptı Hak için bu çeşme-sarı                        Hak ylnda bu suyu bol çeşmeyi

Çöküp Nüş eyliyen her teşne can                      Yaptırdı ki önüne çömelip içen her susuzu 

Cinandan ab-ı Kevser göyüre Bari                     Allah cennetten suyla kandırmış ola


27     

KÜÇÜK ÇAMLICA ÇEŞMESİ


Üsküdar sınırları içindedir. Küçük Çamlca’da Subaşı çeşmesi 4.Mehmed zamannda 1650 de yaptırmış. Av köşkü, çeşme, namazgah yaptırmış. Kaynağı, yakınındaki Üçpınarlar dır.


28       

YOĞURTÇU ÇEŞMESİ


Çeşmenin tepedeki kitabesinde Hicri 1226 yazar. Miladi 1811-2  dir. Hacı Halil Ağa yaptırmış.


Künyede 15 Recep 1282 yazar. Bu da 4 aralık 1865’e denk gelir. Yani Hacı Halil Ağa 1811’de çeşmeyi yaptırmiş. 1865’de Oğlu Osman Ağa’ya fatiha istenmiş.  Osman Ağann mezar taşında: Ah Minel Mevt ile başlayan kitabenin son mısraları ‘Yoğurtçu Çeşmesinin sahibi Hacı Halil Ağa’nın mahdumu Osman Ağa’nın ruhiçün lillahi’l-Fatiha’ ile biter.


1991 de İBB den Kadıköy Belediyesine geçer. Ancak 1993-1994 yıllarında yapılan ilk restorasyonu İBB yapmış ve çeşme  yeni yerine taşınmış. 2005 yılında Kadıköy Belediyesi temizlemiş.  2007 yılında Kadıköy Belediyesi tekrar restore etmiştir. 


Hazneli çeşmedir. Suyunun Kayışdağı taraflarından geldiği söylenir.


Çevre, burada yoğurtçuların bulunması sebebiyle Yoğurtçu Çayırı ve çeşmesi adlarını almış. 1923-1925 yılında Süreyya Paşa parkı düzenlemiş. İlk yerinde yanında görünen binanın Kızıltoprak Karakolu ile ilgisi yoktur.


29         

SÖĞÜTLÜ ÇEŞME


Söğütlüçeşme adı Kadıköy’ün bir semtinde, bir istasyonunda ve bir çeşmesinde vardır.

 

Konumuz olan Çeşmenin yerini tarif edersek… Altıyol’dan Söğütlüçeşme’ye doğru inen Söğütlüçeşme Caddesi’nin üzerinde Taşköprü Caddesi Köprüsü bulunmaktadır. 1980’li yıllara kadar bu köprü yoktu. Taşköprü Caddesi Söğütlüçeşme Caddesi’ne inerek Fenerbahçe Stadı’nın arkasına bağlanırdı. Çeşme, köprü ayaklarının bulunduğu alt kottaydı. Belli ki yakınındaki bir söğüt ağacından dolayı da Söğütlüçeşme adını almış.

 

Söğütlüçeşme, kesme küfeki taşından yapılmış. 3.10m en, 2.27m yükseklik, 1.18m kalınlığı vardır. Cephesinde 1.80m genişliğinde kaş kemerli 0.57m derinliğinde bir niş bulunur. Ayna taşının iki yanında 0.27m/0.19m/0.20m ölçüsünde kemerli tas hücreleri yer alır. Çeşmenin üzeri geriye doğru meyillidir. Sade hatları ile klasik Türk üslubuna uymaktadır. Bu sebepten 16.-17. Yüzyıllara aittir denebilir. Çeşme 1980’li yıllarda 0.70m kadar toprağa gömülmüştür. Kitabesi yoktur. Yanındaki yaşlı çınar ağaçları burada namazgâhının da olduğunu akla getirmektedir. Çeşme daha sonra yapılan, yukarıda bahsettiğim köprünün ayakları altında yok olmuştur.

 

Buraya kadar olan bilgiler Sayın Semavi Eyice’den alınmıştır. Ben de 1950’li yılları yaşayan bir kişi olarak hayal meyal anımsıyorum. O zamanlar etrafta çeşme çok olduğu için hayal meyal...

 

1900’lerin başında Çamlıca Üçpınarlar’dan gelen suyolları arızalanmıştır. Yapılan onarım sonrası 1920’li yıllarda bu su Osmanağa, Rızapaşa, ve Söğütlüçeşme çevresindeki çeşmelerden tekrar akmaya başlar. Dolayısıyla Söğütlüçeşme’den de…

 

Anlaşılıyor ki çeşmenin başında söğüt ağacı vardır. Önce çeşme sonra semt sonra da istasyon adını o ağaçtan almış. 

 

Çeşmenin arka tarafı mezarlıktır. Burada 1960’lardan itibaren tamirciler vs görülür. 1980’lerde yeni istasyon inşa edilir. Günümüzde ise çevre tamamen değişmiştir.

 

Ben de araştırıp araştırıp yazıyorum. Doğrusu insanlar geçmişi bilsinler diye kutsal bir düşünceyle mi yoksa gördüklerimi ve yaşadıklarımı kayda alıp unutmayayım egoizmi ile mi bilemiyorum. Ama henüz bıkmadım.

 

30              

ÇATALÇEŞME     


Semt, ismini 1550 yılında yaptırılmış olan tarihi Çatalçeşme'den alır. İkinci bir kitabeden öğrenildiğine göre Hace Nerkerap Kalfa tarafından 1766'da tamir ettirilmiştir. Çeşme caddenin genişletilmesi için 1946 kışında sökülerek geri, şimdiki yerine alınmıştır.Kadıköy’de Bağdat Caddesi üzerinde Suadiye’de Cavit Paşa Köşkü önündedir. Üç yüzlü sokak çeşmesidir. Bu sebeple Çatalçeşme denmektedir. Klasik üslupta yapılmıştır. İki kere onarım geçirdiği bilinen çeşme, mimari form açısından asıl şeklinden çok değişmemekle birlikte, kemer taşlarından ayna taşlarına kadar hemen hepsinde asıl parçaları değişmiştir. Koruma altındaki çeşmenin suyu yoktu. Ancak İBB Kültür Varlıkları Projeler Müdürlüğü, 470 yıldan fazla süredir bölgede bulunan çeşmeyi 2020 yılında restore etmiştir.


Prof. Semavi Eyice bana bu çeşmenin yalaklarının Bizans lahitlerinden yapıldığını söylerdi. Doğru olduğunu öğrendim. Yani Çatalçeşme imalat olarak Kadıköy’ün en eski tarihi eseridirdir ama kullanılan malzeme olarak Bizans’a kadar gitmektedir.


31          

ACIBADEM BABA OĞUL ÇEŞMESİ


Baba-Oğul Çeşmesi,Acıbademdedir.Harem Ağası Yayfur Ağa ile manevi oğlu Besim Ağa tarafından 1844 ya da 1845 yılında yaptırıldı. 1980'lerin sonlarında, inşa edildiği konumdan caddenin karşısına taşındı. 2007'de Kadıköy Belediyesi tarafından çeşmede birrestorasyon gerçekleştirildi.


32       

SELAMİÇEŞME


Selâmi Çeşme, Şuhî Kadın tarafından 1800 ya da 1801 yılında yaptırıldı. 1838 ya da 1839 yılında 2.Mahmud’un talimatıyla onarıldı. Bu sebepten, üzerindeki tuğra ona aittir. Bu özelliğiyle, Bostancı’daki 2.Mahmud Çeşmesi ve Halitağa Caddesi’ndeki Halitağa Çeşmesi ile beraber, Kadıköy’ün, Sultan 2. Mahmud tuğrasını taşıyan üç çeşmesinden birisidir.


Mermerden yapılan bir menzil çeşmesidir. Üç yalaklı çeşmenin her iki yanındaki birer yalağın üstü, sonradan yapılan çalışmalar kapsamında kapatılmıştır


Hacca giden kafileler bu çeşmenin namazgahında kılınan toplu bir namazla uğurlanıp, döndüklerinde yine bu çeşmenin başında karşılandıkları için çeşme ‘Selam Çeşmesi’ diye adlandırılmış, daha sonra bu isim Selamiçeşme’ye dönüşmüştür.


1900’lü yıllarda Mahmud Celaleddin Paşa çeşmenin arkasına ev yaptırır. Evin önüne çeşmenin arkasına da tek odalı bir karakol yapar. Gerekli yerlerden izin de alarak orada yıllarca görev yapar. 1956’da Bağdat Cadesi genişletilince çeşme karşı tarafa geçirildi. Namazgahı oradaki Cami duvarına monte eddi, namazgahın yerine de benzin istasyonu yapıldı.


33   

HÜSEYİN AĞA ÇEMESİ


Hüseyin Ağa Sarayda Kul Kedhüdası iken 1765 yılında Yeniçeri Ağası olmuş, bu görevden ayrıldığı 1767 yılında ölmüştür. Kendisi 1766 yılında Serasker Caddesindeki çeşmeyi yaptırmıştır. Çeşmenin Kitabesinde ‘Sahibe-ül hayrat vel-hasenat/ Yeniçeriler Ağası Hüseyin Ağa 1766’ yazmaktadır. Tuğla ve harçla yapılmış olan bu çeşme diğerlerinden farklı bir yapıdadır.

 

Uzunçayır Üç Pınarlar mevkiindeki kaynak suları önce Halid Ağa Çeşmesine, oradan aynı hat ile Osmanağa Camii yanındaki Hekim Ali Paşa ve Kadıköy Çarşısı içindeki Saint Euphemie Kilisesinin yanındaki Sürmeli Ali Paşa Çeşmelerine gelirmiş.

 

Su getiren künklerin hırpalanması üzerine yerine pik borular döşenmiş. Yeni durumda Küçük Çamlıca’daki iki kaynağın suları da Üç Pınarlardakine eklenmiş. O zaman eski adıyla Çarıkçı Mahallesindeki yeni adıyla Serasker Caddesindeki Hüseyin Ağa ve Hasan Rıza Paşa Çeşmelerine de aynı borulardan su verilmiş. Yani aynı sokaktaki Hüseyin Ağa ve 50 MT yukarısındaki Hasan Rıza Paşa Çeşmeleri aynı kaynaklardan aynı boru hattıyla su alan iki çeşme imiş.

 

34        

HASAN RIZA PAŞA ÇEŞMESİ

Serasker Caddesinin yukarısında Hasan Rıza Paşa Çeşmesi bulunmaktadır. 1809-1877 yılları arasında yaşamış olan Hasan Rıza Paşa Osmanlı zamanında çeşitli illerde valilik, seraskerlik ve nazırlık yapmış. 1845 yılında yapılmış olan bu çeşmenin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğünde olup 2014 yılında Kadıköy Belediyesi tarafından restore edilmiştir. Bu çeşme de uzun yıllar harap bir durumda idi.

Suyu akmaktadır.

 

35   

HASAN RIZA PAŞA ÇEŞMESİ (MODA RIZA PAŞA CADDESİNDE RIZA PAŞA KARAKOLU YANI)


Rıza Paşa tarafından 1852 ya da 1853 yılında yaptırılan ikinci çeşme 1986'da Kadıköy Belediyesi, 1994-1995 yıllarında ise Mühürdar Lions Kulübü tarafından onarılmıştırdı.


36     

ERENKÖY CAMİİ ÇEŞMESİ


Erenköy'de bulunan cami, 1902-1903 yılları arasında Mustafa Zihni Paşa tarafından yaptırılmıştır. Avlusunda üzeri kabartma yıldızlarla bezeli kesik küre şeklinde bir kubbe ile örtülü bir çeşme ve Mustafa Zihni Paşa ile ailesine ait mezarlar bulunmaktadır. Caminin yanındaki iki katlı sübyan mektebi, günümüzde kız sanat okulu olarak kullanılmaktadır.


37  

ERENKÖY İSTASYON ÇEŞMESİ


Erenköy İstasyon Çeşmesi, İsmi bilinmeyen bir annenin, Fahir ile Fatıma adlarındaki iki çocuğu anısına, 1921 ya da 1922 yılında yaptırılmış, 2006 yılında İSKİ tarafından bakım ve onarım çalışması gerçekleştirilmiştir. Tamamı mermerden yapılmış olup iki musluğu vardır. İki kitabesindeki yazı İsmail Hakkı Altunbezer tarafından yazılmıştır


Günümüz Türkçesiyle kitâbede şunlar yazılıdır: “Genç yaşında ölen evladları Fahir ile Fâtıma’nın ruhen ziyaret ettiği yadigar çeşme; tıpkı bir gözyaşı mezarı gibi, bir annenin gözyaşından peyda oldu.


Kahırla dolu bu dünyanın tecellîsi, sükût eden gam toprağından zâr zâr inleme sesidir. Ben de ölünce ağlayan gözüm kurur, fakat gözüme benzeyen bu çeşme sulu olarak kalsın.


Ey yolcu, çeşmeden su içerek bu bağrı yanmış annenin gamını gider, inci gibi gözyaşlarını saçıp bu anne tarihi söyler; gözümün nurunun hayrıdır, bu sebilin pınarı çok olsun.”


İstasyonun yaklaşık 400 metre uzağına nakledildiği söylenmektedir.


38      

BAHRİYE NAZIRI HASAN HÜSNÜ PAŞA ÇEŞMESİ


1889 da Hasanpaşa Camiini yaptırmış. Cami, Sibyan mektebii ve çeşme birlikte imiş. Ancak çeşmenin bir kısmı dükkan içinde kalmış. Su akmıyor.


39    

FENERBAHÇE ÇEŞMESİ


1967 de iki musluklu çeşme kondu. Üstü kapalı.


40   

GALİP PAŞA ÇEŞMESİ


Galip Paşa Camii, Osmanlı padişahları Abdülaziz ve 2.Abdülhamid zamanında valilik ve nazırlık yapan Abdullah Galip Paşa tarafından, ölümünden dört yıl önce 1898'de yaptırılmıştır. Yapımı 1899'da sona ermiştir. İlave bölümü ise 1985 yılında Hacı Süleyman Tarman tarafından yaptırılmıştır.


Galib Paşa Camii Çeşmesi,caminin duvarındadır.


Semavi Eyice’nin 1996 tarihli bir yazısına göre "20-25 yıl kadar önce" bulunduğu noktaya getirilmişti. Neredeydi ki acaba?


15 Kasım 2020'de, bir otomobilin çarpması sonucu çeşme yerinden sökülerek parçalandı. İBB tarafından onarım çalışmaları, Şubat 2022'de tamamlanarak çeşme yerine yerleştirildi.


41       

MERDİVENKÖY BEKTAŞİ TEKESİ ÇEŞMESİ


İstanbul'un Kadıköy ilçesi Merdivenköy mahallesinde, Şahkulu Sultan Tekkesi (Dergâhı) sınırları içerisinde yer alan tarihi bir yapıdır. 17.Yüzyıl yapısı olarak kabul edilir. Mama Çeşmesi veya Hilmi Dedebaba Çeşmesi olarak da bilinir.


42    

OSMANAĞA CAMİİ SU TABUTU


Osmanağa Camii’nin bahçesinde arka tarafta yerde durmaktadır. Belli ki kimse ne olduğunu bilmemektedir. Su Tabutları yakınındaki su kuyusundan çekilen suyla doldurulan mermer depolardır. Doldurulan su sağlıklı değilse sadece abdest almak için temizse içmek için de kullanılırmış. Sanırım ön taraftaki 1952 yılında yapılmış muslukların üzerindeki kitabe Su Tabutu içindir. Araştırılmalı ve korunmalıdır.


43     

OSMAN AĞA ÇEŞMESİ UZUNÇAYIR


Babüsaade Ağası Osman Ağa tarafından 1796 ya da 1797 yılında yaptırıldı. 2007'de, Kadıköy Belediyesi tarafından restore edildi.


Tek yüzlü bir çayır çeşmesi olup küfeki taşından yapılmıştır. 


44    

BAŞKALFA HACI ÖMER EFENDİ ÇEŞMESİ


Kızıltoprak Zühtü Paşa Camiinden Kadıköy’e giderken ulu çınarın altndadır. Namazgahlı  Çeşmenin sahibi 1.Abdülhamid devrinde Başkalfa Hacı Ömer efendidir. 1772 yılında 3 yalaklı tek sütunlu çeşmeyi yaptırmış.  Ancak 1929 yılında çeşme yıkılır. Yokolur.


45  

EMİNE HANIM ÇEŞMESİ


Merdivenköy’dedir. Bu çeşmenin olup olmadığı belli olmayan Kitabesinde 1856 tarihi vardır. Tescillidir.


SON SÖZ:


2000’li yıllardı. Bostancı Sahilinde dolaşıyordum. Temiz yüzlü iki çocuk benden para istedi. Şaşırdım. Dilenci halleri yoktu. Ne yapacaksınız? Diye sordum. Sahilde top oynamışlar. Susamışlar. Ceplerinde su alacak paraları yokmuş. Verdim tabii. Ama çok üzüldüm. Bizler top oynadıktan sonra sokak çeşmelerinde başımızı yüzümüzü yıkar, kana kana su içerdik onların yaşında iken. Hava gibi su da yaşamsal ihtiyacımız ve hakkımızdır halbuki. 

Su önemli bir konudur bu sebeple…


ARİF ATILGAN 2026 HAZİRAN


 

Yorumlar


bottom of page