DEPREM KONUSU
- 11 dakika önce
- 2 dakikada okunur
2000-2010 arasında bir dönem Mimarlar Odası ve TMMOB Afet Komitesi başkanlığı yaptım. 17 Ağustos 1999 depreminin ertesi günü Gölcük’te bilirkişilik yaptım. 12 Kasım 1999 Düzce Depremi sonrası sahadaydım. Ayrıca Kandilli Rasathanesinde çalışmalara katılarak Deprem Uzmanı sıfatı aldım. Çok sayıda Depreme Karşı Yapısal Bilinç (dkyb) konferansı verdim, panelde konuştum, Tv’lerde açıklama yaptım. Yani ‘laf ola beri gele’ konuşanlardan değilim.
Binaların yapıldıktan sonrası çok önemli… Bir de Kentsel Dönüşüm var ki o ayrı yazı konusu. Ama ilk konu kimsenin fark etmediği, bilmediği, ilgilenmediği hayati konulardır. Özellikle yetkililerin bu yazıyı okumasını öneriririm.
Binaların bitimi sonrası…
İnşaat süreci dört dörtlük devam ediyor, her çeşit kontrol yapılıyor ve bina bitiyor. İskan alınıp insanlar yerleşmeye başlıyor. Sonra?...
Görünenler var ki bunlar olağan hatta hak sayılıyor. Kat çıkmak, balkon kapamak vs gibi.
Ben görünmeyenlere değinmek istiyorum. Onları fotoğraflıyamıyoruz…
Tam bir ‘Saldım Çayıra Mevlam Kayıra’ durumu. Her taşınan gerek taşınmadan önce gerekse taşındıktan sonra kendi dairesi içinde dekorasyon adı altında keyfinin istediği tadilatı yapıyor. Taşıyıcı olmayan duvarlar yıkıldığı gibi binanın taşıyıcı sisteminin parçaları olan kolon-kirişlere de zarar veriliyor.
2000 başlarında gördüğüm örnekleri yazayım.
Örneğin duvar kalınlığının üzerindeki dişler traşlanıyor. Bu arada demirlere zarar veriliyor. Etriyeler kesiliyor. Etriye dikine demirleri bir arada tutar. Dolayısıyla hepsinin birlikte çalışmasını yani kolonun bütünüyle görev yapmasını sağlar. Kesildiğinde kolon görev yapamaz oluyor. Daha ileri gideyim… Bazı yerlerde kolon ve kirişler ayrı ayrı bazen de birlikte kesiliyor. Binanın taşıyıcı sistemi bütünüyle çalıştığı için hemen çökmeyebilir. Ama en küçük sarsıntıda yıkılır.
Taşıyıcı olmayan bölme duvarları ise binanın depreme karşı direnmesini sağlar. Yatay salınıma direnç göstererek taşıyıcı kolon-kirişe yardımcı olur. Yani esas taşıyıcı elemanlar olan kolon ve kirişlere kesinlikle dokunulmamalıdır. Bölme duvarları ise bir bilenin görüşü alınarak yıkılmalıdır veya yıkılmamalıdır.
Önerimi yazmak istiyorum.
İskanı alınıp bitirilen bir binanın teknik sorumlusu olmalıdır. Mimar, inşaat mühendisi veya Yapı Denetim Kuruluşu olabilir. Zaman içinde sorumlular değişebilir ancak sorumluluk bina var oldukça devam etmelidir. Bu kişiye bina teknik sorumlusu veya başka bir sıfat verilebilir. O bina içinde yapılacak her tadilat Bina Teknik Sorumlusunun onayı ile olmalıdır. Her değişiklik hem o kişide hem belediyede hem de Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünde kayda geçmeli, dosyalanmalıdır. İzinsiz yapılan tadilatların cezası can yakmalıdır. Binaların bittiği günkü gibi kalması ancak bu şekilde sağlanır. Aksi takdirde yakın gelecekte bugün dört dörtlük yapılıp bitirilmiş binaların bazıları tekrar yıkılıp yapılma durumunda olacaktır.
Günümüzde bazı binaların durup dururken çöktüğü haberlerini duyuyoruz. Ben böyle bir şeyin çok zor olabieceğini hatta olamayacağını iddia ederim. Yıkılmadan önce bina incelense mutlaka yukarıda yazdığım tipte hırpalanmalar bulunurdu.
Eski binaların sağlamlığını savunmuyorum. Çünkü onların hepsi 1975 yönetmeliğine göre yapılmıştır. O yönetmelikte İstanbul ve çevresi 2. Derece Deprem bölgesidir. 1998 yılındaki Yönetmelik ise İstanbul ve Çevresini 1.Derece Deprem Bölgesi ilan etmiştir. Ayrıca gerek malzeme gerekse yapı yapılması çok değişmiştir. Esas konuyu dağıtmamak için buralara girmek istemiyorum. Başka bir yazıda değinirim.
Bir de Yanık Beton ve Döküm Demir konusu var ama günümüzdeki Yapı Denetim sistemi içinde bunların olması mümkün görünmüyor.
Tekrar ediyorum. Bitmiş bir binanın kesinlikle teknik sorumlusu olmalıdır. Tamirat da tadilat da sorumlu teknik elemanın izniyle yapılmalıdır. Aksi takdirde yakın gelecekte yeni yapılmış binaları da yeniden yapmak zorunda kalacağız. Yeni güvenli binaların güvenliliğinden emin olmalıyız.
Üstelik bu kadar zengin değiliz.
ARİF ATILGAN 2026 AĞUSTOS
Not: Bu yazıyı İstanbul’da yaşadığım binadaki bir dairede yapılan tadilat dolayısıyla yazdım. Kamyonla moloz çıktı. Belki sorun yoktur ama huzursuzum.

Yorumlar