BELEDİYELER
- 11 dakika önce
- 2 dakikada okunur
Daha önce muhtarlık ile ilgili yazmıştım. https://arifatilgan.wixsite.com/arifatilgan/single-post/muhtarlik
Bu yazıdan sonra mahallemdeki muhtarlığa bırakılan trafik cezaları 2 yıl bana bildirilmediği için faiziyle dünya kadar para ödedim. Telefona çıkmayan Muhtara gittiğimde telefonun sesinin kısıldığını ve kendisinin orada hiç bulunmadığını gördüm. Muhtarlıkta ücretini belediyenin ödediği kişi bulunuyordu. Yazı tıklayıp okunursa ne kadar haklı olduğum anlaşılacaktır.
Gelelim belediyelere…
Başka başka Belediye bölgelerinden gözüme ilişen yanlış uygulamaları yazacağım. Belediye isimlerini vermeyeceğim. Amacım sorunları ortaya koymak. Varsa çözüm önermek. Yoksa...
Altta her üç nokta arasında bir konu bulunmaktadır.
Tescilli tarihi eser bir sinema restore edilmeden başka amaçla kullanılıyor. Hem de belediye tarafından.… Tarihi bölgeler ticarileştiriliyor… Apartmanda rastgele cepheye klima asılıyor. Şikayet edince belediye yetkilisi ‘mahkemeye gidin’ diyor. Deniz kıyısı bir binada alt kata açılan dondurmacı öyle bir tabela kullanıyor ki üst katta oturan değil denizi, sokağı bile göremiyor… Balkonlar kapatılıyor… Çatılar kapatılıp daire içine katılıyor… Bahçe katındakiler bahçeyi konut içine alıyor… Çöp konteynırının yanına bırakılan eşyalar alınmıyor. ‘Görevimiz değil’ deniyor… Üst katlarda oturanlar pencere denizliğine saksı koyuyor. ‘Rüzgarda aşağıda yürüyen birinin başına düşer’ diye belediyeye gittiğinizde ‘Mahkemeye gidin’ deniyor… Parklardaki yeşil alanlar betonlanıp Etkinlik Alanı yapılıyor. Daha sonra kapalı hale de sokulacaklar belliki… Bitişik nizam yerlerde komşudan gelen su veya kanal sızıntısına belediye karışmıyor. ‘Mahkemeye gidin’ diyor… Şehrin en güzel yerindeki ev, içinde dansöz oynatılan bir mekan-restoran-kafe haline getiriliyor. Üstelik bina tanınmayacak şekilde değişime tabi tutularak. Tescilli tarihi eser yapılması gerekirken… Aslnda etrafına birkaç masa-sandalye konması gereken deniz kıyısı büfeler onlarca masalı çay bahçesi yapılıyor… Tescili tarihi eser cami yıkılıp yerine yenisi yapılıyor. Eskisinin fotoğrafı bile bulunamıyor, yeni yapılanı tarihi eser sanıyor insanlar… Ülkenin en bilindik çevrecisinin heykelinin yanına GSM anten direği dikiliyor…
Tekrar ediyorum. Yazdıklarım çeşitli illerdeki çeşitli belediyelerde gördüğüm yanlış uygulamalardır. Bunları kolaylıkla çoğaltabilirim. Okurlar da eklemeler yapabilir. Konuyu irdeleyelim istiyorum.
Öncelikle Belediyenin esas görevleri nelerdir? Yol-Ulaşım, Su-Kanal, Temizlik-Çöp, İmar–İnşaat, İtfaiye, Cenaze İşleridir. Bu görevler yerine getirildikten sonra diğerleriyle uğraşılmalıdır. Lütfen dikkat edin. Sıraladığım görevler orada yaşayan insanların önce hayatiyeti sonra konforu ile ilgilidir.
Eskiden tüm bu görevleri belediyeler yerine getirirdi. Günümüzde mahkemeye gitmenizi söylüyorlar. Avukat Parası, Mahkeme Parası ve 1-2 yıl zaman… Bunu göze alamayan insanlar apartmandaki sorunluyla uğraşmaktan ya vazgeçiyor ya da kavga ediyor. Her iki durumun da sonuçları kötü…
Günümüzdeki belediyeler bu konularla niye ilgilenmiyorlar? Çünkü insanlarla kötü olmak istemiyorlar. Oy meselesi sanırım… Onun yerine gezi, kurs, konser, yardım, etkinlik vs gibi sosyal faaliyetlerle ilgileniyorlar. Ama bunlarda da bazen devamlılık olamıyor. Örneğin muhtaçların evine hergün yemek götürülürken bu hizmet aniden kesilebiliyor…
İlgilenmedikleri konular içinde binaların depreme karşı güvenli olması ve bu durumun muhafazası da var… Ayrıca işleyeceğim bunu.
Yazının başında Muhtarlar ile ilgili yazımın linkini koydum. O yazının sonunda muhtarlığın gereksizliği ortaya çıkıyor. Bu yazıda yazdıklarım ise esas işlerini yapmaktan kaçınan belediyelerin de gereksizliği maalesef.
Kurumlar insanların yaşamına dokunmalıdır. Dokunmadıkça unutulurlar. Unutuldukça ‘olmasa da olur’ düşüncesini oluştururlar. Sonunda yok olurlar.
Dikkat!...
ARİF ATILGAN 2026 TEMMUZ

Yorumlar